EY
EYLERBEYŞ
Kuruluş 20136. sıra · 0 puan · 0-0-0 · 0 · kuruluş 2013Biz kimiz
Mahallede birlikte top oynayarak büyümüş bir grup arkadaşın, önce halı sahalara, oradan da büyük sahaya taşınan futbol sevdasının eseri olarak 2013 yılında kurulmuştur. Adını bir klavye hatasına borçlu olan Eylerbeyş, kurulduğu günden itibaren önceliğini Gazoz Ligi'nde futbol oynayan takımlardan biri olmak olarak belirlemiş ve 2. senesi içerisinde Gazoz Ligi'ne dahil olmuştur.
Eylerbeyş, futbol oynamak amacıyla kurulmuş bir takım olsa da önceliğini 'birliktelik' olarak benimsemiş, saha içinden önce saha dışındaki arkadaşlığın, birlik ve beraberliğin önemini dikkate alarak kadrosunu oluşturmuş ve yıllar içerisinde de bu çerçeve içerisinde kalıp oyuncu takviyeleri yaparak günümüze gelmiştir. Kimileri için futbol, iyi oyuncularla oynanınca keyif veren bir oyun iken, Eylerbeyş için iyi arkadaşlarla birlikte oynanan ve skordan bağımsız herkesin evine keyifle döndüğü bir oyun olmuştur.
Renklerini sarı ve siyah olarak belirleyen Eylerbeyş, her bir oyuncusunu 'Limonista' olarak tanımlar. Zaten sarı rengini de limondan almaktadır. Kuruluş döneminde her maç çıkışı Kızılkayalar'a giden ve kişi sayısından bağımsız 17 limon siparişini daha kapıdan girer girmez veren Limonista'lar, 17 numaralı formayı da kimseye giydirmezler.
Günümüzde Eylerbeyş, Gazoz Ligi'nde 12 yılını tamamlamış, 1 kez Metin Kurt şampiyonluğu yaşamış, neredeyse her sezon orta-alt seviye tamamlamış olsa da ilkelerinden ödün vermeden yoluna devam etmiş, zaman zaman sorunlar yaşansa da, Gazoz Ligi ruhuna uygun reaksiyonlar göstermekten geri durmamış, bir halı saha ekibi olmaktan çok 'TAKIM' olmayı ve beraber olmanın her şeyden değerli olduğunu özümsemiştir.
Limonista Kuralları
- İyi futbolcu olmaktan önce centilmen bir futbolcu olmak zorundadır. Centilmenlik, bir Limonista'da aranan ilk değerdir.
- Gerek maçlara ve sosyal aktivitelere katılarak, gerekse forumda sohbetlere dahil olarak takıma aidiyetini göstermelidir.
- Kendi derdini ve huzursuzluğunu paylaşabileceği gibi, arkadaşlarının dertlerine de ortak olur.
- Aynı şekilde sevincini ve mutluluğunu paylaşabileceği gibi, arkadaşlarının sevinçlerine de ortak olur.
- Herhangi bir konu ile ilgili görüşlerini özgürce paylaşabildiği gibi karşıt görüşlere de saygı duymak zorundadır. Karşıt görüşlere saygı duymayacağı görüşlerini kendine saklar.
- Takım kaptanları ve hocasının söylediklerine kulak verir, dikkate alır, uygular.
- Takıma ait sosyal medya hesaplarını takip eder, paylaşımların etkileşimini arttırmak için gayret gösterir.
- Maç Günü grubunda paylaşılan anketlere hızlıca katılım gösterir, maç yazılarını ve taktiksel bilgilendirmeleri ciddiyetle okur ve uygulamaya çalışır.
- Forum'da yapılan sohbetleri takip eder. Canı isterse katılım gösterip keyfini çıkarır fakat katılmasa da sohbetlerden haberdar olur.
- Maç paralarını olabildiğince aksatmadan öder, dönemsel olarak ödeme zorluğu içinde olanlar durumlarını çekinmeden kaptanlar ile paylaşır, kaptanlar gereğini yapar.
- Takımın hocasının paylaştığı kadro ve taktiksel tercihleri sorgulamadan kabul eder ve uygulamaya çalışır.
- Bireysel antrenman yapar, özellikle maç günü beslenmesine dikkat eder. Maçlardan önce belirlenen saatlerde sahada olmaya gayret eder.
- Yedek başlayabilir, oyundan çıkabilir fakat bunların, takım olmanın bir parçası olduğunu kabul eder ve ona göre tavır sergiler.
- Saha içinde hata yapan arkadaşını eleştirmek yerine onu motive eder, elinden geldiğince hatasını kapatabilmek için çaba harcar.
- As veya yedek fark etmeksizin, soyunma odasına girdiği andan itibaren maça ve kendi görevlerine konsantre olur.
- Maçlardan önce ciddiyetle ısınır ve gereksiz sakatlıklardan kendini sakınır.
- Maçın sonucundan ve aldığı/alamadığı süreden bağımsız olarak, yaklaşık 3 saat süren bu birlikteliğin keyfiyle sahadan ayrılır.
